Parolanızı mı unuttunuz


Soru sormak için giriş yapmalısınız.

Please briefly explain why you feel this question should be reported.

Lütfen bu cevabın neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.

Kilolu mu obez mi?

Kilolu mu obez mi?

Obezite; vücudun kabul edilebilir ölçülerin üzerinde aşırı yağlanması durumudur. Obezite taramasında dünyada en çok kabul gören metod vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplamasıdır. Anormal VKİ yaş ve cinsiyete göre spesifik persentil eğrilerinde değerlendirilir. Bu hesaplama Türkiye genelindeki aynı yaşta aynı cinsiyette 100 çocuğu kilosuna göre sıralar, çocuğunuz 85. persentilin üzerinde ise aşırı kilolu 95. persentilin üzerinde ise obez veya aşırı kilolu, 99. persentilin üzerinde ise morbid obez olarak değerlendirilir. İki yaş altı çocuklarda ayına göre olması gereken kilonun >% 85 olması fazla kilolu olarak adlandırılmakta, obez denilmemektedir.

Genetik mi nasıl çözebiliriz?

Çocuklarda obezite çok faktörlüdür. Obezitenin etyolojisi ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Obezite santral sinir sistemi zedelenmeleri ve hormon bozukluğu gibi nedenlere, kromozom anomalisi nedeniyle oluşan çeşitli sendromlara ve genetik etmenlere, yüksek kalorili diyete, yetersiz fizik aktiviteye, ilaçlara, sigaraya ve psikososyal etmenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak olguların çok azında obezite için özgül bir neden saptanır. Birçoğunda tam olarak neden bilinmez. Son görüşler obezitenin çok nedenli bir sorun olduğu yönündedir. Genetik eğilim, kültürel, çevresel ve davranışsal farklılıklar enerji alımı ile enerji harcaması arasındaki dengeyi bozarak obezitenin oluşumuna neden olur. Enerji girişi ya da kalori alımı, enerji çıkışını ya da fiziksel aktiviteyi aşarsa, gerekenden fazla enerji, yağ depolarında depolanır ve beden ağırlığında bir artış olur ve obezitenin büyük çoğunluğu bu gruba girer. Aile içi geçimsizlik, ailenin yeme alışkanlığı, ekonomik durumu çevresel faktörlerden bazılarıdır. Obezite ve genetik etmenler üzerinde yapılan araştırmalarda her iki ebeveyn obez ise çocuğun obez olma ihtimali %80, yalnızca biri obez ise oran %50, ikisi de obez değilse oran %9 olarak bulunmuştur. 

Çocukluk çağı şişman bireylerin yaklaşık % 30’unun ileride şişman yetişkinler olacağı rapor edilmektedir. Bunun için yapabileceğimiz ailedeki nedeni araştırmak; eğer teşhis koyulabilen bir hastalık yoksa en azından çevresel faktörleri değiştirerek genetik yatkınlığın yarattığı obeziteye eğilimi azaltmak olabilir.

Çocuklarda obezite tehlikesi

Enerji içeriği yüksek olan besinler, büyük porsiyonlu beslenme, fast food, şekerli içeceklerden oluşan kötü beslenmenin ve hareketsiz yaşamın obezite oluşumunda rol oynadığı düşünülür. Çocukların günde 2-3 saatten fazla televizyon, video oyunları, bilgisayar ile zaman geçirmesi fiziksel aktiviteyi azaltırken, besin alımında artışa neden olur. Çalışmalar, süt çocukları, çocuklar ve ergenlerdeki kısa uyku süresinin obezite gelişimi ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Annede gebelikte şeker hastalığı ve gebelikte kötü beslenme yaşamın ileri evrelerinde obezite riskini artırır, yine anne sütü alan bebeklerde çocukluk döneminde obezite insidansı düşüktür.

Obez çocuklarda obezite nedeni hormon bozuklukları ve diğer bazı durumlar açısından incelenmesi gerektiğinden hekim muayenesi şarttır. Obez çocuklarda şeker hastalığı, hipertansiyon, astım, uykuda nefes alma problemi, karaciğer yağlanması, ortopedik sorunlar [düztabanlık, bacaklarda eğrilik gibi], kolesterol fazlalığı, ergenliğe erken girme, psikolojik sorunlar, bağışıklık sisteminde düşüklük, yürümede gecikme, deri kıvrımlarında ve bacak aralarında sürtünme sonucu pişikler, erkek çocuklarda meme bölgesinde yağ toplanması, karın ve kalçalarda yağ fazlalığı nedeni ile deri çatlamaları, deri altı yağ dokusunun artışı ile deri enfeksiyonları gelişebilir. Şişman çocukların maskeleri kaldırıldığında yaşamlarında az da olsa bir depresyon olduğu görülür. Yani çocuğunuzun tombul gözükmesi düşünüldüğünün aksine onun daha sağlıklı olduğunu göstermez.

Başa çıkmada nasıl bir beslenme yapılmalı?

Obeziteyle başa çıkmada obeziteye neden olabilecek hastalıklar dışlandıktan sonra hayat tarzı değişikliği ilk kuraldır. Glisemik indeksi yüksek olan gıdalar diyetten çıkarılarak ve porsiyon boyutları azaltılarak hızlı enerji alımı sınırlandırılır. Düşük ve çok düşük enerjili diyetler kesinlikle uygulanmamalıdır. Büyümenin yeniden hızlandığı bu evrede bu tür diyetler büyüme ve gelişmeyi engeller. Ayrıca düşük kalorili diyetler B grubu vitaminleri, kalsiyum, demir gibi besin öğelerinden yetersiz olduğundan önerilmez. Günlük enerji olması gereken ağırlığa göre hesaplanmalıdır. Öğün atlanmamalı, öğün sayısı artırılmalı, öğünlerde dört besin grubundan alınması sağlanmalıdır. Günlük enerjinin %15-25’i kahvaltıda, %25-35’i öğle ve akşam yemeklerinde, %10-15’i ise kuşluk, ikindi ve gece öğünlerinde verilmelidir. Diyet sebze ve meyveden zengin olmalıdır. İlk 6 ay yalnız anne sütü sonrası ek gıdalara geçildikten sonra hazır meyve suyu, tatlı içeceklerden ve karbonhidrat yüklü mamalardan uzak durulmalıdır. Günlük kalori hesaplaması yapılması uygun diyet verilmesi gerekir.

Günde en az 1 saatlik fiziksel aktivite önerilmelidir. Bu aktiviteler çocuklar için eğlenceli ve yaşına uygun olmalıdır. Obezite riskini artırdığı için televizyon, bilgisayar ve video oyunları gibi eğlence araçlarının günlük kullanımı 2 saat ile sınırlandırılmalıdır. Obezite tedavisinde ilaçla tedavi veya cerrahi tedavi de yapılabilmektedir ancak ilk basamak hayat tarzı değişikliğidir, bunlarla başarı sağlanamadığı durumlarda denenir.

Doğru bilinen yanlışlar? Neden olur? Tedavi edilebilir mi?

Türkiye’de varlıklı ailelerin çocuklarında şişmanlığa fazla rastlanmazken, sosyoekonomik olarak orta düzeydeki ailelerde daha sık görülmesi ülkemizdeki orta sosyoekonomik düzeydeki insanların gelişmiş ülkelerdeki yoksul kesim gibi beslendiğini düşündürmektedir; yani besinlerin kalitesi çok önemlidir, sanıldığının aksine çocuğumuzun her önüne geleni yemesi iyi bir şey değildir.

Kaygılı aileler, kendi kaygılarını gidermek için çocuklarını fazla beslerler. Bazı aileler şişman çocukların daha sağlıklı ve mutlu olduğunu düşünür. Çoğu çocuk ailesini hoşnut etmek için fazla yer. Anne-babalar çocuklarına fazla miktarda yiyecek tüketmeleri konusunda sözlü ya da sözsüz iletiler verir. Böylece çocuklar fazla yemeyi öğrenir ve böyle yaptıkça da ödüllendirilir. Bu doğru bilinen yanlışların en önemlisidir.

İlgili Mesajlar

yorum Yap

Ana Sayfa
Hamilelik
Doğum
Bebek
Soru Sor