Hepimiz zaman zaman çocuğumuzun sağlığını korumaya çalışmak adına temizlik ve hijyenin sınırlarını zorlamış bazen de suyunu çıkarmış olabiliriz. İtiraf edin! Çocuğunuz yerlerde emekleyecek diye zeminleri çamaşır suyuyla kaç defa sildiğinizi, ömrünüzde almadığınız kadar toz aldığınızı, elektrik süpürgesini sürekli çalıştırdığınız için ortada bıraktığınızı, hele tuvalet alışkanlığı kazandırma döneminde banyoyu yüz milyon kez temizlediğinizi… Hadi itiraf edin… Peki bunları yaparken aslında onun bağışıklığını giderek azalttığınızı ve özellikle kreş döneminde başınıza hijyen belası uğruna gelebilecekleri biliyor muydunuz? ,

Sağlıklı olması adına yapmanız gerekenleri ve bağışıklığı desteklemek için doğru bilerek yaptığınız yanlışları sizler için derledik… Şimdi elinizden viledayı yavaşça yere bırakın ve kendinize bir kahve yaparak bu yazıyı okuyun deriz…

Hijyen Kuralları

Bağışıklık sistemi ile hijyen arasında önemli bir bağ vardır. Bunu hijyen hipotezi diyebiliriz. Bu hipoteze göre ortam sterilliği arttıkça bağışıklık sistemi kendine doğru çalışmaya başlar ve en büyük zararı da kendine verir. Örneğin, çamaşır suyu gibi maddelerle evin sık sık temizlenmesi çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmesini engeller. Çocuk ne kadar çok yaşadığı ortamla ilişkide ise yaşıtları ile ya da toprakla oynuyorsa o kadar bağışıklık sistemi gelişir. Ailenin tek çocuğu olup steril çevrede yaşayan çocuklarda bağışıklık sistemi gelişemez, bu tür çocuklar, kreşin veya okulun ilk yılında sık sık hastalanır ve okula gidemezler.

Aşılama

Aşılar, içerdikleri mikroorganizmalarla bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnç oluştururlar. Ancak her aşının kalıcı bir bağışıklık oluşturması için belirli aralıklara tekrar edilmesi gerekir unutmayın!

Yeterli ve sağlıklı beslenme

Bağışıklık sistemi vücudumuzu bakteri ve mikroplardan, dış maddelerden koruyan bir yapıdır. Anne sütünün koruyuculuğuyla başlayan hayatın sağlıklı bir şekilde devam etmesi için özellikle ek besin dönemiyle birlikte yeterli ve sağlıklı beslenme çok daha önemli hale gelir. Çünkü düzensiz beslenme, toksinler, uykusuzluk bu savunma sisteminin zayıflamasına sebep olur. Vücudumuzu bakteriler, virüsler, mantarlar gibi mikroorganizmalara karşı koruyan bağışıklık sistemi güçsüzleştiğinde enfeksiyonlara karşı korumasız kalır. Yanlış beslenme, şeker, sigara (pasif içicilik de dahil), çevre ve hava kirliliği bu sistemin zayıflamasına neden olur.

Hareket – Spor

Çocuklarda çok sık karşılaştığımız durumlardan birisi de uzun süre televizyon ve bilgisayar karşısında uzun süre zaman geçirmeleri, yeterli dinlenememe ve uykusuzluk sebebidir. Hem bedensel hem de ruhsal yorgunluk bağışıklık sistemini zayıflatır. Beslenme şekli de bu sistemimizi güçlendirir. Yulaf, tam buğday ekmekleri, kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur gibi kompleks karbonhidratlar daha dikkatli tüketilmeli, bunların yanında protein ve yağ da dengeli bir şekilde tüketilmeli. Bağışıklık sisteminin hücrelerinin etkinliği için de A, C, E, B12 vitaminleri, folik asit, demir, çinko ve selenyum da önemlidir. Bunların yanında omega 3 yönünden zengin olan balık haftada 1-2 kez, bol taze meyve ve taze sebze düzenli olarak tüketilmelidir. Ayrıca ıhlamur, zencefil, zerdeçal, bitki çayları da günlük tüketilmeye dikkat edilmelidir.

Uyku

Bebeklerin sağlıklı gelişimleri için kesintisiz gece uykusu en az beslenme kadar önemlidir. Çünkü bebekler gerçekten de uyuyarak büyürler. Uyku sırasında, özellikle karanlıkta melatonin hormonu salgılanır. Bu hormonun salgılanması bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli bir role sahiptir ve aynı zamanda hipofiz bezinin daha fazla büyüme hormonu salgılamasını sağlar. Uyku sırasında bebeğin çalışmayan kasları da çalışarak enerji depoları yenilenir. Bebekler uyurken beyinleri çalışır ve gelişir. Bebek, uyanıkken oyunda öğrendiği bilgileri uyku sırasında organize ederek beynine kaydeder. Böylece beyinde nöronlar arası bağlar oluşur ve güçlenir. Uyku süresi ve kalitesi bütün bu gelişmelerin olabilmesi için çok önem kazanır. İyi uyumuş ve dinlenmiş bir bebek, uyku öncesi depoladığı bilgileri hafızasına düzenli bir şekilde kaydetmiş olarak güne daha enerjik başlar. Böylece uyanıkken yeni şeyler öğrenmeye de istekli olur ve kaliteli oyunlar oynayabilir. Eğer çeşitli nedenlerle bebeğin gece uykusu devamlı bölünürse ve uykusunu yeterince alamazsa, bu bebeğin gelişiminde problemlere neden olabilir. Maalesef annelerin çoğu bebeklerinin beslenmesine aşırı dikkat ederken, bebeklerin büyümesi için uykunun genel olarak gerekli olduğu dışında, kaliteli ve kesintisiz gece uykusunun bebeklerin büyümelerinde ve beyin gelişiminde ne kadar önemli role sahip olduğunun farkında değiller. Türkiye’de yapılan bir araştırmada, annelerin % 80’nin uykunun önemi hakkında bilgi sahibi olmadığını ortaya koymuştur. Mükemmel bir gece uykusu, bebeğinizin gün boyu öğrendiklerini düzenlemesini, enerji depolarını yenilemesini ve yeni güne mutlu, zinde ve en önemlisi öğrenmeye açık olarak başlamasını sağlayarak zihinsel gelişimini hızlandırır.

Çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirmek için bu önerileri dikkate alın.

  • Çocuğunuzun yeterli su tükettiğinden emin olun. Özellikle gripten korunmak için su tüketmesini sağlayın.
  • Sofranızda sebze ve meyveye yer açın. Sebze ve meyveler sahip oldukları antioksidanlar (A, C, E vitaminleri, folik asit gibi vitaminler, selenyum gibi mineraller) sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı vücut direncini artırırlar. Özellikle maydanoz, kuşburnu, yeşilbiber, greyfurt, portakal, kivi, çilek, enginar içlerinde yüksek miktarda C vitamini, zeytinyağı, ceviz, badem, fındık ve türevleri E vitamini ve havuç, ıspanak, domates, brokoli, pırasa, bal kabağı gibi sebzeler ise bir A vitamini türevi olan “beta karoten” içerir. Bu nedenle bu sebze ve meyveleri mutfağınızdan eksik etmeyin.
  • Yulaf, tam buğday ekmeği, kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur gibi kompleks karbonhidratlar dikkatli; bunun yanı sıra protein ve yağ da dengeli bir şekilde tüketilmelidir.
  • Yoğurt ve kefiri hayatınıza dahil edin. Son yıllarda yapılan birçok araştırma probiyotik etki gösteren besinlerin özellikle bağırsak florasını geliştirerek bağışıklık sistemini güçlendirdiğini göstermektedir. Bu nedenle kefir ve yoğurdu sofralarınızdan eksik etmeyin.
  • Haftada 2 kez balık yedirin. Özellikle soğuk deniz balıkları yüksek miktarda antioksidan etki gösteren Omega 3 içerir.
  • Çocuğunuzla şekeri mümkün olduğunca geç tanıştırın. Yapılan çalışmalar fazla şeker tüketiminin bağırsak florasını bozarak bağışıklık sistemini baskıladığını göstermektedir.
  • Ayrıca ıhlamur, zencefil, zerdeçal, bitki çaylarını da tüketmesini sağlayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here